Menü
Hesabım
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol
Sepetim
Koleksiyonculuk Kültürü: Plak, Kaset, Poster… Neden Biriktiriyoruz?

Koleksiyonculuk Kültürü: Plak, Kaset, Poster… Neden Biriktiriyoruz?

Takvim İkonu 23.01.2026

Koleksiyonculuk, çoğu zaman “bir şeyleri saklama” isteğiyle başlar ama kısa sürede bir kültüre dönüşür.

İnsan; sevdiği dönemi, müziği ya da görsel dili elinin altında tutmak ister. Bu yüzden koleksiyon, bazen kişisel bir arşiv gibi ilerler: parça bulunur, korunur, düzenlenir. İş büyüdüğünde hobi sınırını aşar ve ciddi ölçeklere ulaşır. Örneğin Brezilyalı koleksiyoner Zero Freitas, milyonlarca parçayı bulan dev bir plak arşiviyle tanınır.

 

Poster tarafında ise rekor çok net: Fritz Lang’in Metropolis (1927) filmi için hazırlanan orijinal poster, 15 Kasım 2005’te Londra’da Reel Poster Gallery aracılığıyla bir ABD’li koleksiyoner tarafından 690.000 dolara satın alındı ve Guinness’e “en pahalı film posteri” olarak geçti.

Bu örnekler şunu gösteriyor: Koleksiyonculuk bazen nostaljiyle, bazen “nadir olanı bulma” hırsıyla, bazen de “koruma” sorumluluğuyla büyür.

 

Plak: Müziğin Somut Hâli

Plak, müziği sadece dinletmez; onu “elde tutulan” bir şeye çevirir. Kapak tasarımı, iç zarf, baskı bilgileri ve iğnenin plağa inişi dinlemeyi bir ritüel gibi hissettirir. Bu yüzden plak koleksiyonculuğu sadece şarkılardan ibaret değildir. İnsanlar aynı albümün farklı basımlarını (ülke basımı, ilk basım, özel seri) arar. Çünkü küçük farklar bile koleksiyon değerini değiştirir.

 

En pahalı plak (açık artırma rekoru):

Guinness’e göre açık artırmada satılan en pahalı “vinyl” kayıt, Ringo Starr’ın kişisel kopyası olan The Beatles  “White Album”. Bu kopya 5 Aralık 2015’te, Julien’s Auctions (Los Angeles, ABD) satışında 790.000 dolara ulaştı.

 

Plak koleksiyonu “emek” ister. Doğru baskıyı bulmak için aylarca araştırma yapılır. Bazı parçalar başka şehirlerden, başka ülkelerden gelir. Kargo riskine karşı ekstra paketleme masrafı çıkar. Koleksiyon büyüdükçe raf, alan ve koruma düzeni gerekir. Yani fedakârlık çoğu zaman para değil; zaman, yer ve sabırdır.

 

Kaset: Daha Kişisel, Daha Yakın

Kaset, analog dünyanın daha günlük ve daha kişisel yüzü gibidir. Walkman, araba teybi, karışık kasetler… Özellikle “mixtape” kültürü kaseti duygusal olarak güçlendirir. Çünkü kaset, sadece dinlemek değil, kayıt almak ve paylaşmak demektir. Bu yüzden kaset koleksiyonculuğu bazen çok özel bir arşive dönüşür: küçük yayınevleri, yerel basımlar, demo kayıtlar, artık bulunmayan işler.

 

ABD’nin Kentucky eyaletinde, Burnside kasabasında yaşayan John Platt, elinde 18.000+ kaset olduğunu söyleyip Guinness’e girmeyi hedeflediğini yerel haberlerde anlatıyor.

 

Poster koleksiyonculuğu, müzik ve sinema kültürünün “görsel hafızası”dır. Bir postere baktığında sadece bir film ya da konser görmezsin; o dönemin tasarım dili, renkleri, tipografisi de gelir. Posterlerin değerini genelde iki şey artırır: nadir bulunması ve iyi durumda kalması (yırtık, solma, kırışma gibi). Rekor örnek burada çok net: Metropolis posteri, Guinness kaydına göre 690.000 dolar ile en pahalı film posteri satışı olarak geçiyor.

 

Neden Biriktiriyoruz?

Koleksiyonculuk çoğu insanda üç temel şeyi besler:

Aidiyet: “Bu benim zevkim” deme ihtiyacı.

Düzen: Hayatın dağınıklığı içinde kontrol edilebilen bir alan kurma isteği.

Hikâye: Her parçanın bir bulunuş anısı vardır; koleksiyon o anıların toplamı olur.

 

Analog formatların gücü burada çıkar. Dijitalde her şeye hemen ulaşılır. Analogda ise ararsın, beklersin, bulursun. Bu süreç, bağ kurmayı güçlendirir.

 

Plak, kaset ya da poster… Koleksiyon aslında “eşya” değil; seçtiğin bir dünyayı, sevdiğin bir zamanı ve kendine ait bir zevki düzenli şekilde yanında tutmaktır. Bu yüzden doğru kurulan bir koleksiyon, insana hem iyi hissettirir hem de kalıcı bir bağ bırakır.

Blog Son Eklenenler

Koleksiyonculuk Kültürü: Plak, Kaset, Poster… Neden Biriktiriyoruz?

Koleksiyonculuk, çoğu zaman “bir şeyleri saklama” isteğiyle başlar ama kısa sürede bir kültüre dönüşür. İnsan; sevdiği dönemi, müziği ya da görsel dili elinin altında tutmak ister. Bu yüzden koleksiyon, bazen kişisel bir arşiv gibi ilerler: parça bulunur, korunur, düzenlenir. İş büyüdüğünde hobi sınırını aşar ve ciddi ölçeklere ulaşır. Örneğin Brezilyalı koleksiyoner Zero Freitas, milyonlarca parçayı bulan dev bir plak arşiviyle tanınır.

Enerji Verimliliği Haftası: Doğada ve Şehirde “Kendi Enerjini Üretmek” Ne Demek? BioLite x 432

Enerji Verimliliği Haftası, her yıl Ocak ayının ikinci haftasında enerji kaynaklarını daha akılcı kullanmaya yönelik farkındalığı büyütmek için düzenlenen etkinliklerle hatırlatılıyor.

Peak Design’da Yeni Dönem; Yeni Ürünler, Yeni Renkler

  Türkiye’de Peak Design’ın tek yetkili distribütörü 432 olarak, markanın en güncel ürünlerini ve yeni renklerini kullanıcılarla buluşturuyoruz.

2026’ya Yeni Bir Sayfa Açıyoruz: 432 ile Yeni Rotalar, Yeni Ülkeler, Yeni Hikâyeler

Yeni yıl insana “yeniden başlıyorum” dedirten o taze duygudur. Daha çok keşif, daha çok rota, daha çok açık hava…

Elvis Presley ve Dünyayı Birleştiren Gece: Aloha from Hawaii

Elvis Presley, popüler müzik tarihinde hem ticari başarıları hem de kültürel etkisiyle istisnai bir yerde duruyor. 1950’lerin ortasında rock’n’roll’un yükselişiyle birlikte, ABD’deki gençlik kültürünün en görünür yüzlerinden biri hâline geldi; country, gospel ve rhythm & blues köklerini bir araya getiren yorum tarzı, dönemin siyah ve beyaz müziği arasındaki sınırları yumuşatan nadir örneklerden biriydi. Sahnede beden dilini özgürce kullanması, televizyon için alışıldık olmayan hareketleri ve dış görünüşü, onu yalnızca çok satan bir şarkıcı olmaktan çıkarıp, dönemin toplumsal dönüşümleriyle birlikte anılan bir simgeye dönüştürdü.

Bowers&Wilkins Ortağı McLaren’dan Abu Dhabi’de Zafer

Formula 1 sezonunun en prestijli duraklarından biri olan Abu Dhabi Grand Prix, Yas Marina Circuit’te gerçekleştirildi. Sezon finali niteliği taşıyan bu yarış, hem takımlar hem de pilotlar için yüksek rekabetin ve stratejik mücadelenin öne çıktığı organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Gridde Formula 1’in tüm takımları ve pilotları yer alırken, yarış hafta sonu boyunca binlerce izleyiciye ev sahipliği yapıldı.

Rüzgârın Çaldığı Enstrüman: Aeolian Harp

Aeolian harp, Türkçede sıkça “rüzgâr arpı” olarak anılan, telleri insan değil rüzgâr tarafından çalınan bir telli çalgıdır. Adını antik Yunan rüzgâr tanrısı Aeolos’tan alır ve bilinen anlamıyla ilk ayrıntılı teknik tanımı, Cizvit bilgin Athanasius Kircher’in 1650 tarihli Musurgia Universalis adlı eserinde yer alır. Bu kaynakta Kircher, hiçbir mekanik düzenek kullanılmadan yalnızca rüzgâr akımıyla sürekli bir armonik ses üreten bir “makine” tarif eder ve bu enstrümanı kendi icadı olarak sunar.

Garmin Rehberi: Koşucudan Kaptana, Her Kullanıcıya Özel Akıllı Çözümler

Garmin, 1989’da kurulan ve bugün hem GPS tabanlı navigasyon hem de giyilebilir teknoloji denince akla gelen, dünya çapında bir teknoloji markası. Otomotiv, havacılık, denizcilik, outdoor ve spor/fitness gibi farklı alanlara yönelik GPS’li cihazlar ve akıllı saatler üretiyor; yani bir yandan koşucunun bileğinde, diğer yandan pilotun kokpitinde, kaptanın köprüsünde karşımıza çıkıyor.

432 Destek

Çevrimiçi

Merhaba! 👋
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Şimdi
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.